İki Süvari Subayı (Tolstoy)
admin · 02 Şubat 2026 · 802 kelime · 3 dk
Kayıt: 2 Şubat 2026 12:49 · Güncelleme: 3 Şubat 2026 14:54
1800’lü yılların başları... Henüz ne şose vardı o dönemde, ne de demiryolu. Evlerde gaz ya da istearin lambaları, yaylı alçak divanlar, cilasız mobilyalar kullanılmaz; daha doğrusu böyle şeyler bilinmezdi.
1800’lü yılların başları... Henüz ne şose vardı o dönemde, ne de demiryolu. Evlerde gaz ya da istearin lambaları, yaylı alçak divanlar, cilasız mobilyalar kullanılmaz; daha doğrusu böyle şeyler bilinmezdi. Monokl takan, düş kırıklığına uğramış gençler, özgür düşünceli filozof kadınlara, çağımızda bayağı bollaşmış bulunan kamelyalı kadınlara¹ pek rastlanmazdı o zamanlar.
İnsanlar basit at arabalarıyla ya da yaylı faytonlarla Moskova’dan Petersburg’a giderlerken, yanlarına evde pişirilmiş mutfak dolusu yemekler alırlar; yazın tozlu, kışın diz boyu çamurlu, batak yollarda sekiz gün sekiz gece süren yolculukları sırasında yol boyunca satın aldıkları kadınbudu köftelerini, Volday çörek ve simitlerini büyük bir iştahla yerlerdi.
Uzun güz geceleri yirmi, otuz kişilik aile toplantılarında salonları aydınlatmak için içyağından yapılmış mumlar yakılır; balolarda ise uzun kollu şamdanlara ispermeçet ve balmumu konulurdu. Salonlarda eşyaların simetrik yerleştirilmesine özen gösterilirdi.
O zamanlar babalarımız yalnızca yüzlerinde kırışıkların, saçlarında akların bulunmamasından dolayı değil; kadın yüzünden düelloya girmeleri, isteyerek ya da istemeyerek düşürülen mendilleri salonun ta öbür ucundan fırlayıp yerden kapmalarıyla da genç sayılırlardı. Annelerimiz ise daracık belli, kabarık yenli giysiler giyerler, aile sorunlarını fal açarak çözerlerdi.
II. BÖLÜM: Otelde Beklenmedik Misafir
Mason localarının, Martinistlerin, Tugenbundun’un o saflık çağında; Miloradoviçlerin, Davidovların, Puşkinlerin yaşadığı o yıllardan birinde, il merkezi K.’da toprak ağaları² kurulu toplanmıştı; soylular seçimi sona ermek üzereydi.
Az önce posta kızağıyla gelerek K. kentinin en iyi otelinin kapısından içeri dalan, hafif süvarilerin fiyakalı şapkası ile kürk giymiş genç bir subay, otelin teşrifatçısıyla konuşuyordu:
— "Madem boş odanız yok, ben de salonda beklerim bir süre daha."
Otelin teşrifatçısı subayın karşısında saygıyla eğildi. Bir yolunu bulup emir erinden, müşterinin Kont Turbin olduğunu öğrenmiş; o nedenle yerlere kadar eğilerek "Beyefendi hazretleri!" diye iltifat etmişti genç subaya. Önüne düşüp onu salona götürürken durumu açıklamaya çalışıyordu:
— "Efendim, şöyle bir şey de mümkün. Afremov’lu toprak ağasının karısı ile kızları akşama doğru otelden ayrılacaklarını söylemişlerdi. Onların kaldıkları 11 numaralı oda boşalınca orasını size veririz."
III. BÖLÜM: Salondaki Karşılaşma
Otelin salonunda, rengi bozulup kararmış İmparator Aleksandr’ın resminin altındaki küçük bir masada şampanya içen K. ilinin soylularından birkaç kişi vardı. Bir köşede ise mavi tüylü kürkler giymiş, birkaç taşralı tüccar kendi aralarında konuşuyorlardı.
Kont salondan içeri girerken arkasından hiç ayrılmayan iri boz kurt köpeği Blyuher’i de çağırdı; yakası kırağı bağlamış kürklü kaputunu sırtından atarak bir duble votka ısmarladı. Oturduğu yer soyluların masasına yakındı. Kont’un mavi atlastan, güzel, şık giyimi adamların dikkatinden kaçmamıştı. Soyluların ona bir kadeh şampanya göndermeleri üzerine Kont adamlarla konuşmaya başladı.
O sırada, bindiği kızağın sürücüsü içeri girip bahşiş istedi. Kont emir erine seslendi:
— "Ver şu adama bahşişini, Saşka!"
Sürücü ile Saşka dışarı çıktılar, biraz sonra sürücü geriye döndü: — "Ne demek oluyor, beyefendi? Beni habire dürterken yarım ruble vereceğinizi söylüyordunuz, adamınız bir çeyreklik lütfettiler." — "Saşka, çabuk bir ruble daha ver!"
Saşka başını eğip önüne baktı, tok sesiyle: — "Bu ona yeter de artar bile. Zaten bende fazla para kalmadı," dedi.
Kont cüzdanını çıkardı, içindeki iki tane bir rublelik kâğıt paradan birini çıkarıp sürücüye verdi. — "İşte son beş rublemiz de suyunu çekti."
IV. BÖLÜM: Eski Süvarinin Hayalleri
Bıyıklarından ve oturuşundan yedek subaylığını süvari³ olarak yaptığı gözden kaçmayan bir soylu masadan seslendi:
— "Kont’um, görüyorum da tam bir hüsar gibi davranıyorsunuz. Kentimizde bir süre kalacak mısınız?" — "Doğrusunu isterseniz, kalmayacaktım... Ama biraz para bulmam gerekiyor. Kalmaya niyetlensem bile, şu Allah’ın belası yerde boş oda bile kalmamış..."
Kont Turbin’e kanı ısınan eski süvari subayı atıldı: — "Odanın sözü mü olur? Lütfedin, hemen benim odaya taşının. Şurada 7 numaradayım. Üç dört geceyi birlikte geçirirdik. Gelişiniz tam da soylular başkanının balosuna rastladı."
Kont masadan kalktı: — "Saşka, bana temiz çamaşır getir. Banyo yapacağım... Hazırlığımı yapayım, sonra başkanınızı ziyaret ederim."
Efsane ve Gerçek
Kont’un ayak sesleri kesilince eski süvari arkadaşlarına döndü, yüzü sevinçten parlıyordu: — "Kesinlikle odur! Hani, düellocu hafif süvari Turbin var ya, ta kendisi! Lebedyan’dayken tam üç hafta içtiğimiz su ayrı gitmedi."
Yakışıklı genç: "Aferin adama!" dedi. "Çok beğendim doğrusu."
Eski süvari devam etti: — "Siz öyle göründüğüne bakmayın, yaşı daha fazladır. Bayan Migunova’yı kim kaçırdı? O. Sablin’i öldüren o. Prens Nesterov’un otuz bin rublesini üten o. Kumarbaz, düellocu, çapkın! Süvari ruhu var onda!"
Aslında eski süvari, Kont’u daha önce hiç görmemişti. Onun orduya katılmasından iki yıl önce askerlikten ayrılmıştı⁴. Ancak süvarilik anılarını anlatmak onun için hayatının en mutlu dönemiydi.
V. BÖLÜM: 7 Numaralı Odadaki Gerginlik
Kont banyodan çıkarak doğruca 7 numaralı odaya girdi. İçeride, eski süvari onu bekliyordu. Kont içeri girer girmez bağırdı:
— "Blyuher’e yemek ver, Saşka!"
Çakırkeyif olan emir eri Saşka odaya girdi. Kont onu azarlayınca, Saşka terslendi: — "Bizim Saşka bir lokma bir şey yedi mi diye sormazsınız. Köpeğiniz insandan değerliyse hadi dövün beni!"
Bunu der demez suratına okkalı bir tokat yiyerek yere yuvarlandı. Saşka dışarı fırlayıp koridordaki sandığın üstüne devrildi. Bir eliyle kanlı burnunu silerken öbür eliyle de köpeğin sırtını kaşıyordu:
— "Dişlerimi kırdı, Blyuher’ciğim. Ama yine de o benim Kont’umdur, onun için kendimi ateşe bile atarım. Anlıyor musun, Blyuşka? Yemek ister misin?"
Dipnotlar
Kamelyalı Kadın: Alexandre Dumas’nın romanındaki veremli, romantik kadın imajı.
Toprak Ağaları: 1861 öncesi Rusya'da köleleri ve geniş toprakları olan soylu sınıf.
Süvari/Hüsar: Avrupa ordularında seçkin, çevik ve ince yapılı atlı birlikler.
Askerlik Düzeni: Çarlık Rusyası'nda soylular istedikleri zaman orduya girip çıkma hakkına sahipti.
Henüz yorum yok.